Tarot ta 3.Seviye (Taralog)

 


Tarotta seviye olduğunu çoğu kişi bilmez. 3 etaplıktır. En üst seviye 3.Seviyedir. Tarot kişinin hayatındaki yol gösterici rehberidir.Bununla birlikte Tarot'un inanılan değil , "bilinen" bir dünya olduğunu ifade etmek istiyorum.

Burada özellikle bazı noktaları vurgulamak yerinde olur. Tarot'a ve getirdiklerine ilgi duyan kişiler çoğu zaman ülkemizde de kitlesel satışla kamuoyuna sunulan seri üretim Tarot Kartları ile ilk evreye girerler. Bu evrede genellikle Tarot alanında uluslararası repütasyon (itibar) sahibi Hajo Banzhaf'ın kamuya açık olan kitaplarından yararlanırlar.

Banzhaf 'ın az sayıda ancak kitlesel satışa sunulmamış çok kıymetli eserleri de bulunmaktadır. Ancak ilk ve ikinci evredeki kullanıcıların bu dünya ile tanışmalarını kolaylaştırabilmek için Banzhaf kitlesel satışlarda sunulan materyalde son derece yalın ve net bir anlatım sunar.Belli bir noktayı ve gelişim evresini geçirmiş kişiler zaten süre zarfının sonunda Banzhaf 'ın kamuya kapalı eserlerine ulaşmayı denerler veya kişinin kaydettiği gelişmeye ve yatkınlığına göre bu eser ve uygulamalara yönlendirilirler.

Tarot'dan gerçek manada anlamak ,onu kavramak , onu bilmek ve uygulamacısı olmak üç evrelik bir süreçtir. İlk iki evre kitlesi miksttir , son evre ise yalnızca kadınlara tahsis edilmiştir. Kişi önce yukarıda bahsettiğim seri üretim kartlarla ilgilenmeye başlar ki bu doğru bir adımdır.Çünkü henüz "uygulamacı" değildir. Bu kartları kavramak, onlarla haşır neşir olmaya başlamak belli bir zaman istemektedir. İlk evre acemiliklerle dolu olabilmesine rağmen , kişi Tarot Kartları'na dokunmaya ,kartın işaret ettiği olay,olgu ve kavramlarla düşünmenin egzersizlerine başlar ve onlarla kişisel bir ilişki geliştirebilme düzeyine gelene dek , bu standart kartlar uygundur çünkü zaten kişi henüz "orijinal deste sahibi" olmaya hak kazanmamıştır. Bu ilk evre daha çok gözlem, tanıma girişimleri ve Tarot'un dinamikleriyle iç içe olma denemelerini kapsar denebilir. Ancak kişinin o sistemde düşünebilme ve kavrayış durumuna bağlı olarak daha ilk evrede dahi çok şaşırtıcı sonuçlar kaydeden kişiler de olabilmektedir. Zaten genellikle kişinin diğer iki evreye devam edip edemeyeceği bu ilk evrede anlaşılabilmektedir.

Kişi şayet ikinci evreye geçebilirse , artık kartları tanıma , kavrayış ve kartın işaret ettiği salt görünümlerinden ötesinde duyumsama evresine (duru görü ve algı )geçtiği ve kişinin kalıbının içinde daha rahat olduğu kabul edilir ve kişi bu kez diğer açılımlar üzerinde çalışma yapmaya başlar çünkü her açılım türü farklı amaçlara yönelik bir sistematik içerir. Ancak kişinin üzerinde çalıştığı açılımlar çeşitlilik kazanmakla beraber, kişi bu evrede hala seri üretim kart dizini ile çalışır.

Çok sayıda tarot öğrencisi genellikle ikinci evrede zorlanma hissetmeye başlar çünkü kişi bu kavramlarla düşünmede artık ileri-çoklu sistemlere geçmiştir ve bu , kişiyi ruhen çok yorar .Bir diğer pürüz ise , çok sayıda kişinin kavrayışının genellikle bu evrede zorlantıyı aşamayarak tıkanması ve kişinin sonsuza dek bu evrede kalacağının anlaşılması durumudur. Beylerin Tarot ile ilgili içinde bulunabilecekleri son evre zaten formal olarak bu evredir.

Kişinin yatkınlık ve alabilme durumuna ilave olarak dayanıklılık ve kararlılık özellikleri de var ise , zorlantı aşaması geride kalır ve bu kadın grubu artık 3.sefer içinde yer almaya hak kazanır .Ancak bu evre , çok sayıda kişinin 2.evrede kalması nedeniyle oldukça tenhadır . Bunun pekçok anlamı vardır ki bunlardan en mühimi kişinin artık fabrikasyon olmayan , orijinal bir "deste sahibi" olmasıdır. Yalnızca 3.devre kadınları "orijinal deste sahibi" olabilirler. Deste sahibi olmanın ise kişiye yüklediği mesuliyetler vardır. Bu kişilere sohbet ortamında v.b. Tarot Açılımı Demonstrasyonu yapması gibi taleplerle gidilmemelidir .Destenin usulüne uygun muhafazası fevkaladenin ötesinde önemlidir .Uygunsuz ortamda kart kullanımı , kartların özensiz kullanımı yanlıştır.3.evre hakkında sakıncasızca verebileceğim maksimal bilgiler burada sınırlıdır.

3.evrede beylerin bulunamıyor olması bir üstünlük mevzuu değil, bir "uygunluk" konusudur. Sizlerin kamuoyunda dünyaca üne sahip Tarot Master olarak tanıdığınız beyler son derece kıymetli ve bilgili kişilerdir ancak "en iyi" olarak tanınan dahi size yalnızca 2.evrenin sonunu işaret edebilir. Çünkü 3.evreye bir erkeğin kabul alması diye bir olgu yoktur .Bu , eşyanın tabiatına uygun değildir . Nedeni kişilere genellikle "doğum" olgusu ile izah edilir. Kişi bir hamile ile zaman geçirebilir , bebeği bir ekranda dahi görebilir , kısmen dokunabilir dahi ancak beklentili beylerin ameliyathane kapısında tutulmaları gereği gibi özetlenmelidir bu konu. Kaldı ki aşırı ısrar edip doğuma giren beylerin aktardıklarıyla , lohusanın anlattıkları aşırı ayrılık taşımaktadır. Bu , oluş gereğidir. Aksi , ne mümkündür ne de olası .

3.evre de konuya ilgi duyan kişilere bu örnekle izah edilir.Çünkü 3.evre "sabitlikle" değil , dişilik ve en mühimi "döngüsellikle" ilgilidir , ilk iki evreden bütünüyle farklıdır; bu nedenle her birey 3.evreye kabul olamaz.

Tarot bir fal değildir bu 1. İkincisi O'na yalnızca çok mühim ve halli şart konularda başvurulması gereklidir bu 2. Ve 3.sü ise , Tarot Demonstrasyonu (3.evre) dijital ortamda yapılamaz.


Tarot konusu dünyada ve özellikle de ülkemizde son derece hatalı olarak anlatılmaktadır ; bunun üzücü bir sonucu olarak Tarot neredeyse magazinsel bir malzeme haline getirilmek üzeredir. Tarot'un geçmişini ve orijinini bulmak isteyen kişilerin karşısına ilk etapta hemen hep yanıltıcı biçimde Rönesans Dönemi İtalya'sı çıkar. Bunun nedeni Rönesans İtalyası'nda , toplumun geneline aykırı veya uzak gelebilecek _askılanmış görüş ve yaklaşımların karanlıktan kurtarılıp daha cesur sanatsal ve bilimsel çalışmalarla (Tarot dahil) derinleştirilerek gün yüzüne çıkarılmasından dolayıdır.

Tarot ile ilgili bir sanı da Botticelli'nin yoğun bağlantısının olduğudur, doğrudur fakat ilk kayda geçiriş kendisine ait değildir . Bu sanı , Botticelli'nin ünlü "Venüs'ün Doğuşu" tablosundaki yoğun tarotik sembolizmadan ve ikinci olarak da bugünkü Tarot'da ASILAN ADAM olarak anılan kartın dizaynının Botticelli tarafından yapılmış olmasından ileri gelir. Sandro Botticelli bu 2 çalışmada okült ilimlere dair sahip olduğu bilginin yanı sıra , dikkatli gözlerin farkedebileceği birkaç "kritik" bilgiyi daha bu çalışmalarında ustaca gizleyerek sergilemişti.

Tarot'da ASILAN ADAM olarak ifade bulan kartın çıkışı da Botticelli tarafından ortaya konmuştur. O dönemin ünlü hanedanı Medici Ailesi'ne yönelik olarak Floransa'da kanlı ayaklanmalar çıkmaya başlamıştır . Halk hareketleri durulmayınca Medici'lere karşı ayaklanma çıkartanlar şehir meydanında idam edilmişlerdir. Bu idamlardan ibret alınması için dönem sanatkarları Leonardo da Vinci ve Botticelli'den birer ASILAN ADAM tablosu çizmeleri istenir. İki sanatkar da eserlerini sergilerler ve Botticelli'nin ASILAN ADAM yorumu daha çok beğenilerek seçilir ve Floransa'da eser, idamları anımsatmak ve "Floransa'nın adalet nosyonunu zihinlere kazımak" üzere şehir meydanında sergilenmiştir.

Daha önceki Tarot yazımda da belirttiğim gibi,

Tarot köken olarak İtalya değil , Eski Mısır kaynaklıdır. Tarot, bünyesinde yaradılışın tüm bilgisini ve kainatın düzen ve işleyişine ilişkin çok yüksek bir aritmetik bilgiyi barındırmaktadır ve bu yönleriyle Eski Mısır'da okültist ve kabalistler tarafından büyük saygı ile pratike edilmiş ve geliştirilmiştir. Ancak Tarot , barındırdığı bu yüksek bilgiler nedeniyle dönemin okültist ve kabalistlerinin çeşitli biçimlerde suçlanmaları ve yaşamlarının tehlikeye girmesi olgusunu da beraberinde getirmiştir.

Dönemin Tarot'u ve okültist ve kabalistlerin baz aldıkları Tarot , bugünkü gibi kartlar biçiminde değil , 22 adetlik (Bugünkü BÜYÜK ARKANA tabir edilen bilgi ve olgular bütünü) manüskriler halindeydi. Tarotik bilgiye sahip olan ve pratike ettiği bilinen okültist ve kabalistlerin idam edilmeleri, işkenceden geçirilmeleri ve birdenbire "ortadan kaybolmaları" nedeniyle , hayatta kalmış okültist ve kabalistler bu manüskrileri kartlar haline dönüştürüp oyunlaştırmışlar ve ancak bu biçimde Tarot'un barındırdığı yaşamsal önemdeki bilgileri bir anlamda örtülü olarak kartlarda göz önüne sermişlerdir.

Elimizde bulunan resmi kayıtlara göre , manüskri değil de kart formunda Tarot'un görüldüğü ilk yer , sürgün edilmiş gezgin , kahin , okültist ve kabalistlerce taşınmış olduğu BERN'dir ( 1367) . Bern'den sırasıyla İtalya,İspanya ve Portekiz'e taşınır ve Rönesans İtalya'sında yeniden derinlemesine ele alındığı için de Tarot orijin olarak hep İtalya kökenli sanılmaktadır.

Resmi ve meşru kayıtların yanısıra , güncel dönem ünlü okültistlerden ABD'li bilgin Paul Foster Case tarafından TAROT sözcüğü dilbilimsel ve etimolojik olarak da araştırılmıştır ve sonuç Eski Mısır kayıt ve manüskrilerini doğrular. Buna göre , Case İbranice, Aramice, Sanskritçe ve Eski Mısır dil ailelerini araştırarak Tarot kelimesinin farklı dizilimlerinde torah, orat,taro ve ator ifadesini çözümlemiştir . İfade Eski Mısır dilinde : "Tarot'un Çarkı , Athor'un Yasalarını Söyler." anlamına gelmektedir ki, bu dil yapısının tarihi Rönesans İtalyası'ndan en az 2 asır öncesine aittir.

Tarot'un kartlaştırılmasından önceki 22 manüskriye ait kayıtlar British Museum'da ve Cleveland Museum of Art'da bulunmaktadır.
Tarot ta 3.Seviye (Taralog) 4.5 5 Eylül Umutlu Tarotta seviye olduğunu çoğu kişi bilmez. 3 etaplıktır. En üst seviye 3.Seviyedir.  Tarot kişinin hayatındaki yol gösterici rehberidir.Bunun...

Hiç yorum yok:

Copyright © Astroloji ve Tarot. All Rights Reserved